Bir misafirden ne beklersiniz? Peki ya o sizden ne bekliyor?
Bir kapı açıldığında içeri yalnızca insanlar değil, geçmiş, merak, özlem, korku, sırlar ve yarım kalmış hesaplar girer. Bazen de kapının öte yanında bekleyen, hiç yüzleşmek istemediğiniz ihtimaller…
Misafir, tek bir sözcüğün farklı zihinlerde açtığı bambaşka kapılardan doğdu. Kırmızı Kalem Edebiyat’ın dördüncüsünü düzenlediği Misafir Öykü Yarışması’nda Aylin Balboa, Hakan Bıçakçı, Doğu Yücel ve Barış İnce’nin değerlendirmeleriyle seçilen ve ödül alan bu öykülerin yazarları; aynı temadan yola çıkıp birbirine hiç benzemeyen dünyalar kurdular. Tanıdık olanla yabancı olanın, kalmakla gitmenin, ağırlamakla ağırlanmanın sınırında dolaştılar. Bazıları tanıdık gelecektir. Bazıları huzursuz edecek. Bazılarıysa kitabı kapattıktan sonra bile sizinle kalacak. Lakin içeride kimi bulacağınızı elbette söyleyemeyiz. Zaten misafirin bütün meselesi de bu, geleceğini bilirsiniz sadece. Ne getireceğini değil…