Bu eser, klasik hadis literatüründen seçilen ahlâk ve âdâb muhtevalı rivayetleri, klasik şerh birikimi ile Arap belâgatının sunduğu imkânları birlikte değerlendirerek incelemektedir. Çalışmada İslâm ahlâkı, vahyin insanda meleke ve karakter hâline gelmesi; bu karakterin ise hayatın farklı alanlarında edep ve davranış biçimleri olarak tezahür etmesi şeklinde ele alınmaktadır. Bu çerçevede nebevî ahlâk, vahiy kaynaklı değerlerin Hz. Peygamber’in (s.a.s.) söz, fiil ve ilişkilerinde somutlaşmış örnekliği olarak değerlendirilmiştir. Eserde hadisler, yalnızca lafız ve hüküm boyutlarıyla değil; tarihî bağlamları, sebep ve şartları, klasik şerhlerdeki yorumları ve güncel yansımaları dikkate alınarak açıklanmıştır. Bunun yanında Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Cevâmiʿu’l-kelim vasfı merkeze alınarak hadislerde yer alan îcâz, teşbih, istiâre, kinâye ve benzeri belâgî unsurların anlamın derinleşmesine ve ahlâkî mesajın etkili biçimde aktarılmasına katkısı incelenmiştir. Niyet ve ihlâstan dil ahlâkına, aile ve komşuluk hukukundan çalışma hayatına, ilim ahlâkından toplumsal sorumluluğa kadar geniş bir konu yelpazesini kapsayan bu eser, hadislerde yer alan ahlâkî ilkeleri birbirinden bağımsız davranış kuralları olarak değil; insanın şahsiyet ve karakter inşasını hedefleyen bütüncül bir eğitim sistemi olarak değerlendirmektedir. Böylece nebevî ahlâkın bireysel ve toplumsal hayat açısından taşıdığı kalıcı değer ve rehberlik ortaya konulmaya çalışılmıştır.