Akdeniz kıyısında, Afrika ile Asya’yı birbirine bağlayan kadim ticaret yollarının kavşağında yükselen Gazze, insanlık tarihinin en eski şehirlerinden biridir. Beş bin yılı aşan geçmişi boyunca Mısır firavunlarından Filistinlilere, Perslerden Yunanlara, Romalılardan Bizanslılara ve İslam medeniyetine kadar sayısız uygarlığın izlerini taşıyan bu şehir, yalnızca bir coğrafi nokta değil, aynı zamanda kültürlerin, dinlerin ve imparatorlukların kesiştiği büyük bir tarih sahnesidir.
Bir zamanlar baharat kervanlarının uğradığı zengin bir ticaret merkezi, Helenistik dünyanın bir kültür ve felsefe şehri, Roma ve Bizans dönemlerinde görkemli tapınakları ve akademileriyle ünlü bir merkez olan Gazze; Aziz Porphyrius’un döneminde pagan tapınaklarının yıkılıp Hristiyanlığın güç kazandığı bir dönüşüme sahne olmuş, ardından İslam fetihleriyle yeni bir medeniyetin parçası haline gelmiştir.
Bu kitap, Gazze’nin Tunç Çağı’ndan günümüze uzanan uzun ve dramatik hikâyesini; savaşların, ticaret yollarının, dinlerin ve kültürlerin şekillendirdiği bir şehir olarak ele alıyor. Arkeolojik bulgular, antik kaynaklar ve tarihsel anlatımlar eşliğinde Gazze’nin geçmişini keşfederken, okuyucu yalnızca bir şehrin tarihini değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz’in kadim medeniyetler tarihini de yeniden düşünme fırsatı bulacaktır.
Gazze’nin hikâyesi, yalnızca geçmişe ait değildir. Bu şehir, binlerce yıl boyunca olduğu gibi bugün de tarihin tam ortasında durmaya devam etmektedir.