Cevap, Dicle ile Fırat arasında, zamanın henüz efsane ile tarihten ayrılmadığı o kadim topraklarda saklıdır.
Lewis Spence, bu etkileyici eserinde bizi Mezopotamya’nın büyüleyici dünyasına davet ediyor. Çivi yazılı tabletlerin sessizliğinde saklı kalan sırlar, onun kaleminde yeniden hayat buluyor.
Ölümsüzlüğün peşinde yürüyen Gılgamış, aşkı ve yıkımı temsil eden İştar, kaosa düzen getiren Marduk ve gökyüzüne yükselen Etana…
Bu sayfalarda yalnızca tanrıların ve kralların hikâyelerini değil, insanlığın ilk korkularını, umutlarını ve ölümsüzlük arzusunu bulacaksınız.
Asurbanipal’in görkemli kütüphanesinden günümüze ulaşan bu anlatılar, geçmişin tozlu sayfalarından çıkıp bugünün okuruna sesleniyor. Efsaneler burada sadece anlatılmaz yeniden yaşanır. Akademik derinliği akıcı bir anlatımla birleştiren bu eser, sizi Babil’in asma bahçelerinde dolaştıracak, Ninova’nın ihtişamlı saraylarında gezdirecek ve insanlığın ilk düşüncelerine doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak.
Bu çalışma, sadece bir mitoloji derlemesi değil; aynı zamanda kadim Babil ve Asur halklarının evreni, yaşamı ve ölümü nasıl anlamlandırdığının derin bir analizidir. İştar’ın yer altına inişinden Gılgamış’ın ölümsüzlük arayışına, evrenin kanlı yaratılış öykülerinden büyük tufanın yankılarına kadar, bölgenin kültürel dokusunu şekillendiren mitoslar titizlikle ele alınıyor.
Tarihin değil, insan ruhunun başlangıcını keşfetmeye hazır mısınız?