Zengin Osmanlı arşiv kayıtları, dönemin gazete ve dergileri, hatıratlar ve seyahatnameler eşliğinde sürükleyici bir tarih yolculuğu…
Rüçhan Dedeoğlu 19. yüzyılda, yani imparatorluğun en uzun yüzyılında merak uyandırıcı bir kesiti, Sultan Abdülaziz dönemini ve sosyal hayatını saray duvarlarının ötesine geçerek İstanbul halkının gündelik yaşamı üzerinden mercek altına alıyor. Modernleşme adımlarının atıldığı ama aynı zamanda imparatorluğun ayaklarının altındaki zeminin kaydığı bu kritik kesitte payitahtta neler yaşandı? Devletin planladığı yeniliklerin planlamadığı toplumsal sonuçları oldu mu? Geleneksel mahalle kültürü ve aile yapısı nasıl çözüldü? Kadının sosyal hayattaki rolü nasıl değişti?
Alafrangalık üst katmanlardan sokaklara hangi yollarla yansıdı? Basının gelişmesi toplumu nasıl etkiledi? Farklı toplumsal katmanlar değişim karşısında nasıl tavır sergiledi?
Kırım Savaşı’nın ardından ülkeye giren yabancı sermaye, Levantenler, ecnebi terziler ve mürebbiyelerle birlikte İstanbul’a taşınan yepyeni bir yaşam tarzı… Statü sembolüne dönüşen Fransızca, tiyatrolar, alafranga eğlenceler, giyim kuşam, lüks tüketim çılgınlığı ve hızla gelişen ulaşım araçları ile sınırları zorlanan gelenekler ve geleneksel mahalle yaşantısı...
Rüçhan Dedeoğlu bu kapsamlı çalışmada sadece kültürel hayatı, yeni mekânları ve eğlence anlayışındaki dönüşümleri değil; göçlerin, afetlerin, salgın hastalıkların, yangınların ve yaşanan değişimin tetiklediği toplumsal sorunları da çarpıcı bir dille anlatıyor.